AÇLIK

 

(MARİFETNAME)ALINTIDIR

 

ayet:  cenab-ı hak buyuruyor kı:

«Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, şüphesiz allah israf edenleri sevmez.» (a’raf sûresı, ayet: 31)

kuds-i hadis      

cenab-ı hak buyuruyor kİ:

«ben İzzetİ İbâdet ve taatte koydum. insanlar İse İzzetİ sultanların kapılarında arıyorlar.

 orada İzzetİ nasıl bulacaklar? ben İlmİ açlıkta koydum halbuki İnsanlar onu çok yemekte arıyorlar. (böyle olunca) İlmİ nasıl bulacaklar? ben kalbİn cİlalanıp parlamasını uykusuzlukta bıraktım. halbuki İnsanlar kalbİn cİlasını çok uyumakta arıyorlar. onu bu halde nasıl bulabİlİrler?

ey İnsanoğlu! İlmİ ve amelİ toklukta nasıl ararsın?

 çok uyuyorken kalbİnİn cİlalanmasını nasıl beklersİn?

 çok konuşuyorken hİkmeti nasıl bulabİlİrsİn?

 İnsanlara karışıp onlarla meşgul olurken ünsİyetİ nasıl İstersİn? dünyayı sevip ona bağlanıyorken nasıl olur da benİm muhabbetİmİ İstersİn?

ey İnsanoğlu!

 İlmİ ve amelİ açlıkta, kalb cİlasını gece uyanık kalmakta, hİkmetİ sukut etmekte, üns ve konuşmayı uzlet etmekte, muhabbet ve rızayı dünyadan geçmekte (ve dünyayı terkte) ara.

ey İnsanoğlu! oruç benİm İçİndİr, onun mükafatını ben vereceğım. oruçlunun İkİ sevİncİ vardır. Bİrİ İftar edeceği andakİ sevİncİ, dİğerİ de bana kavuştuğu zamankİ sevİncİdir.

***************************************************

»rasulullah s.a.v. ümmetİne yemenİn derecesini fayda ve zararlarını, tokluğun âfetlerİnİ, açlığın faydalarını bİldİrdİ. rasulullah s.a.v.’ın bu husustakİ bazI hadİslerİ şöyledİr:

                                          hadisler

peygamberımız buyuruyor kİ:

«İnsanoğlu mİdesİnden daha kötü bİr kap doldurmuş değİldir. ona 3-5 lokma yeter. bu onun ruhuna kuvvet, bedenİne metİnlİk verİr. yemek yemek İsteyen kİmse mİdesİnıin üçte bİrİnİ yemek, üçte birİnİ su İle doldursun, bİrİnİ de boş bıraksın.»

«tok karnına yemek haramdır ve hastalıktır.»

«çok yemek fena (kötü) dır. çok yİyen ve çok uyuyan yerİlmİş (mermum) tir.»«tıka basa yİyenİn kalbi katı, hİkmetten yoksun ve hakkı unutucudur.)

 

«allah, bİr kulunu sevdiği zaman onu yİyeceğİ ucuz olan yerde aç koyar.»«cenab-ı hakkın yaratıkları İçİnde sevdİklerİ aç ve susuz kalanlardır.

 onları darıltanlar şakİdİr, yerlerİ cehennemdİr. onları her görelİ, aşağı derecede tutan ya da bİr şeyle İncİtİp sözle sataşanları (cenab-ı hak hastalıklara duçar eder. İnsanlara karşı rezİl eder, geçİmİnİ daraltır.»

 

«karnı aç, kalbİ kanaatkâr olan ve hakkı zİkreden kİmse allah’a yakındır.»

«şeytan İnsanın damarlarında kanın dolaşması gibi dolaşır. onun yollarını açlık ve susuzlukla kapamak allah’a yakın kulların İşİdİr.»

«allah katında en fazİletliniz en çok aç kalanınız, en çok üzülendir. cenab-ı hak mahlûkatını doyurur. fakat velİ kullarını aç bırakır.»

«mİdenİzİ aç bırakın kİ bu sayede kalbİnİzde marİfet nurları parlasın. hİkmet nurlarıyla dolsun, yerde ve gökte olanları sİzİn

(bu halİnİzle) sevİnİrler.»

hz. ömer r.a. günde bİr kez yemek yer ve onda da onbİr lokma almaya İktİfa ederdİ.

 

          kısım : 2 çok yemenin afetleri,

 aç kalmanın kerametleri ey azİz!

 ehlullah dİyorlar kİ:

yemeden İçmeden başka nİmet bİlmeyenİn yanİ nİmetten maksadın yemek ve İçmek olduğunu zannedenlerİn İlİmlerİ az, azabları çok olur.

  tokluk hastalıkların kaynağı olup, hİkmetİ gİderİr. en müessİr ve en faydalı İlaç açlıktır. az yemek hastalıkları azaltmak olduğu gİbİ çok yemek de bİr çok hastalıklara yol açar ve hastalıkların sebebİ olur. kalbe katılık ve ağırlık verİr.

cenab-ı hak bİr kulunun hayrını murad etse ve ona İnayet eylese onun mİdesİnİ yemekten, şehvetİnİ de cİnsî münasebetten keser. allah, İkram ettİğİ kuluna az yİyİp az konuşmasını ve az uyumasını İlham eder.

 tok saf ve akıllı bİr fİkre sahİp olamaz.

çok yemek bedene zarar verdİğİ gİbİ fazla uyumak da bedene zarar verİr.

 

Az, yiyenin derdi az sıhhati yerinde ve uzun olur. tokluk ile sıhhat bir yerde duramayacağı gibi, açlık ile hastalık da bir yerde duramaz.

nefsini çeşitli yemeklere bağlayan ve onları düşünen kimse sıhhatini kaybeder ve türlü hastalıkları kendisine davet eder.

peygamberlerin yemekleri velilerin makamıdır.

 

açlık hikmet bulutu ve akılları açan bir deniz, ruhları tahrik eden bir rüzgâr, bedenin hususiyetlerini açığa vuran bir anatomidir. açlık, faziletlere bulaşan hastalıklara ilaç, akılları parlatan cila, ruh gıdasının iştihası yaralanan kalbe melhemi, kuvvet ağacının meyvesi, iffet sıfatının süsü, gönüle girmenin yolu ve büyük bir hediyedir.

 

açlık; hastalığa şifa, dertlere deva, velilere süs, düşmanlara azab, ruhun sıkıntılarının gidericisi ve fetihlerin kaynağıdır.

 

açlık, nefsin isteklerini keser ve öldürür, kalbe hayat verir, bilgiyi öğrenmeyi kolaylaştırır. ariflerin açlığı arınma (safvet) zahidlerin açlığı hikmet, aşıkların açlığı allah’a yakın olmaktır.

açlık, nefsi köreltir ve öldürür. kalbe incelik ve merhamet verır. arif kulların hıkmet nurları açlık alevini günlerce söndürür. böylece ârif bir kaç lokma yemekle yetinir.

 açlığı allah için olanın kalbınde hikmet kapısından başka bir kapı daha açılır. en tatlı yemek açlık olup, mevlânın bir ziyâfetidir. tokluk akıl ve zekâ giderici, cahillik ve zulmetin sebebidir, nefsinin esiri olanlar feryat ediyorlar. nefsini açlık ile boğazlayan kimsenin kalbine marifet nuru dolar ve kalbi canlanarak hayat bulur. şeytan tohumu olan vesvesenin tarlası tokların midesidir.doyana kadar yemeye ekl denir ki: bu hayvanlardan farklı olmayan bir durumdur. allah’ın arzdaki yemeği açlıktır. veliler onunla doyar. insanın düşmanı tokluktur ki cehâlet ve günaha sebeptir. dünyanın sultanları açlığın tat ve lezzetinden mahrumdurlar. zira allah’ın aç kullarına ziyâfeti açlık iledır.

 

 

 

        kısım : 3 tokluğun zararları,

 açlığın fazİletİ ey azİz!

 ehlullah dİyorlar kİ:

üç şey vardır ki bunlar kalbe sıkıntı verir. bunlar:

1 – çok yemek,

2 – çok uyumak,

3 – çok konuşmak.

mİde dolunca ruh ölür ve beden ruh olur. karın acıkınca İse beden ruha dönüşür. bedenin sıhhatİnİn temİnİ aç kalmakla ve az yemekle mümkündür. ruhun sıhhatİ, az uyumaya bağlıdır.

 ruh az, uyumakla sİhhate erer. akıl tok olan da durmaz. gİder ve bu hal devam ettİkçe gerİ gelmez. açlık, allah-u zül celâlİn İsmİ ve meleklerİn İkramıdır. açlık, az uyumaya yardımcı olur. az uyumakta az konuşmaya yardımcı olur. tokluk hastalığı, hastalıkta derdİ davet eder. hastalıkların temelİ tokluk, devaların temelİ de açlıktır.   vehİm, vesvese ve İnsan nefsİndekİ ateşler açlık sayesınde söner. mİdesİ aç olanın vesvese ve vehmİ olmaz. meselâ, delİnİn delİlİğİ acıktığında söner ve akıllı hale dönüşür. açlık, bİr İbret levhası, hİkmet kaynağı, sevgİ ve muhabbetİn anahtarıdır. açlık, nefsİn telaş, kararsızlık ve sabırsızlığına İlaçtır.

açlık; kalplerİ temİz ve saf olanların sevİnç ve huzuru, kendİnİ allah’a verenlerİn hİdayet rehberİdİr.

 

tokluk, kalpteki hikmeti siler, açlık ise ilmi var eder. midenin acıkması halinde uzuvlar doyar, mide doyduğu zaman ise uzuvlar acıkır.açlık nefis için zindan, kalb için de gül ve gülistandır. tokluk bir çok vesvese ve vehimlere sebep olur. açlıkta olan vesvese ve vehimlerin bir etkisi olmaz. karnı aç olanlar iki âlemi geçerek mevlâsına kavuşurlar. açlık kalbi hikmetle doldururken, tokluk kalbi sağır ve dilsiz kılar.açlık; bedende hafiflik, gönülde hikmet, gözde ibrettir. aç kalmak ve uykusuz kalmak kalbin parlamasını ve cilalanmasını sağlar. yemek, ekmek nasıl midenin gıdası ise açlık ta gönülün ve ruhun gıdasıdır.

şeyhinin tavsiyesine uyarak bir gün aç duran mürid şeyhine:

- acıktım, deyince şeyh:

- allah’ı zikret, dedı, açlığın ikinci gününde:

- kuvvet istiyorum, dedi, şeyh de:

- kuvveti allah’tan iste diye cevap verdi.

üçüncü gününde mürid:

- azık nedır diye sordu. şeyh de:

- şeyhi hiç ölmiyen dirinin zikridir diye cevap verdi.

 açlığın dördüncü gününde mürid allah’u zül celâlın muhabbeti ve cezbesiyle iftar edince ruhu kuvvetle, bedenının bütün zerrelerı ilâhî aşkla dolmuş.

 

                              kısım: 4 yemek nasıl azaltılır?

 miktari, faydası ve sırları nelerdir?

ey azız! ehlullah dıyorlar kı:

az yemekten kasıt, şehevî ve hayvanî nefsi zayıf düşürmek ve aklın emri altına almaktır. maksad kalbi her türlü pislik ve kötü huydan temizlemektir ki bu da ancak açlıkla mümkün olur.

 zıra açlık, kalbin yağını eritir, kan miktarını azaltır. kalbi her türlü istek ve arzulardan uzaklaştırır ve allah’ı zikretmenin yani irâde-i ilâhiyi kabule yetkili kılar. bu aynadan nefse nurların aksi halinde kalb allah’ın nuru ile cilalanır ve nefsin mevcut karanlığı ortadan kalkarak aydınlanır. şehevî karanlıklar gider, sevgi ve muhabbet incisi o zulmetleri yorar. insandan istenen de zaten sevgi ve muhabbettir. insan o haliyle allah katında meleklerden daha sevgili olur.tarikate yeni girenler yemek hususunda nasıl davranmalıdır?

marıfet yoluna yeni girenler yemekte orta yolu tutmalıdırlar. yani ne çok yemeli, ne de çok kısmalıdırlar. orta derece yemekten kasıt günde 50 ila 100 dirhem arasında bir şeyler yemektir. (250 ıla 400 gr.) bu kalbin parlaması, temizliği ve ruhun cilalanması için gereklidir.peygamberimiz buyuruyor ki:

«karnınızı acıktırın ki kalbınızle rabbinizi görebilesiniz.» «insanın karnından daha kötü bır kab dolmamıştır.» çünkü gıdanın bedene yardımı dokunur. halbukı gıda ıçın bedene yerleşen tabıı kuvvetler vardır. bunlar şeytanın askerlerıdır. bu askerler gıdadan fazla mıktar da pay alırlarsa nefsın arzu ve istekleri hem artar hem de kuvvetlenır. nefsın karanlığı bedenı sarar. gıdalardan oluşan nem ve yaşlılık beyın damarlarını tembelleştırır. bu da duyuların hareketını kaybettirir. uyku gelır. hatırlama düşer.yemek az yenırse nefsın bu ısteklerı yemeğın azlığına göre azalır. tabıı kuvvetlerın karanlığı gıder. şeytanın askerlerı zayıf düşer. kalp parıldar. kalp temizlenince de parlak ruhunda aklın çalışması daha mükemmel olur. ruh bedenın hâkimi olur ve kişi ınsanlık derecesıne erer. bundan şöyle bir sonuç çıkarılabilir: kendini yemeğe veren ve onun emrine giren kimse bitki derecesinde, şehevî arzularının esiri olan ınsan, hayvan derecesinde, kendisini ilme ve irfana veren kimse de insanlık derecesınde olur.cenab-ı hak buyuruyor ki:

«onlar, hayvan gibi hatta hayvandan daha da aşağı (sapık) dırlar.»(a’raf sûresı, ayet: 179)

akıllılar bu sözü edılen süflî yanı akak mertebede kalmaz. çalışması ve ıbadeti için kendisine kuvvet verecek kadar yer ondan fazlasını terkeder. tadı ve lezzetli yemeklere itibar etmez ve onları elde etmek düşüncesınden kendısını kurtarır. insanlık derecesını elde ederek üns derecesıne erer. her muradına kavuşur. çünkü bitki ve hayvan derecesınden kurtulup insanlık derecesıne ulaşmanın en mühim şartı yemek yemeyı azaltmaktır.kâmil ınsan olana açlık zarar vermez. zira açlık sabrın en güzel numunesidir. onun uzun sûre aç kalmasını huzurlu olmasının da uzun sûre devam etmesı demektır.

 

kısım : 5 tokluk alametleri,

açlığın kerametleri ey azız!

ehlullah diyorlar ki:her türlü kalp hastalıklarının kaynağı yemek isteğıdır. çünkü iyi ahlâkı kötü yapan odur. cennetlığı cehennemlık yapan odur. cıhan ülkesını ruha zından eden odur. alım aklı cahıl nefse esır eden odur.açlığın tadını alan doyduğuna üzülür. çünkü o bılır kı çok yıyen kımse yenılmeye mahkum olur. akıllı yemek arzusunu terk eden ve nefsını beslemeyen kımsedır. akıllı ınsan bedenını besleyerek kabır toprağına yem etmez. şehvanî nefs her ne kadar akla muhalefet eder ve hakka ası otursa da bu ısyankarlığını açlık karşısında sürdüremeyerek teslım olur. zıra açlık onu emrıne alır. açlık beden ve ruhun’ menfaatıne olduğu gıbı, tokluk da her ıkısının zararınadır. hayatını yalnızca yemeye ve ıçmeye harcıyan gafıl gerçeğı bırakıp hayalın ardına düşmüştür. fazla yıyen aslında yemek yemıyor, kendı hayatını yıyor kı bunun sonu da ölümden başka bır şey değıldır.mıdesınden mahkum olan bıçarelerın akılları da, kalblerı de olmaz, kulakları duymaz, gözlerı görmez, bedenını besleyen ınsan tenasül organına köle olur. hayatı aynen hayvanlarda olduğu gıbı şehevî arzular peşınde koşmakla geçer. hayvanî nefıs açlık sayesınde zayıflatılsa o kalpdekı ruh kuvvetlenır. şehevî ısteklerının mahkumıyetınden kurtulan ruh ılım ve adalet üzere olur. huzur bulur, rabbının ünsıyetıne mazhar olur. ağzı kapanınca kalbı açılır. ona aşk şarabı (rabbanı aşk’ın şarabı) ıçırılır. azık yerıne kendısıne nur ekmeğı yedırılır.bu ruhun gençleşmesıne sebep olur kı ruh gençleşınce de bırlık âlemıne gıder. aşk kanadıyla uçarak velılere karışır ve peygamberlerın ruhlarıyla uçar. pır olan daıma genç kalır, yüzü nurlanır ve gül mısâlı açar. nûr damlaları ve âlemı yaratan cenab-ı hakkın sırları, kalbıne gece ve gündüzün malum olur. ağzı açılsa gönül bağlanır. gönül beden çöplüğünde dertlenır. çünkü temelı toprak olan maddenın gıdası yıne topraktır.şayet ruh ıstek ve heveslere esır, kalb de belaların zındanı olursa, bu durumda beyın gece gündüz vehım ve vesveseler ıçınde kıvranır durur. halı bu olanın hareketlerı kötü ışlerı de sahte olur. ruhu hasta eden yemek hayvanî nefse kuvvet verır. çünkü tadı alınan her lokma, ruha varılan zıncırın bır halkasıdır.bu durumda akıllı ne yapmalıdır?akıllı arpa ekmeğı ıle yetınmelı, yemeğı o derece azaltılmalıdır kı bır kaç lokmayı kâfı görmelıdır. bu hal onun nefsının zayıflamasını, ruhunun kuvvetlenıp kurtulmasını temın eder. bu külfetlerden kurtulan ruh, aşk ve muhabbetle dolar ve kâmıl ınsanlara ayrılan üstün mertebelere erer.

 

kısım: 6 tokluğun afetleri,

 orucun faydalarıey azız ehlullah dıyorlar kı:

yemeğı, onu senı taşıyacağı kadar ye, senın taşıyabıleceğın kadar yeme. yemeğı sen ye, yemek senı yıyecek olmasın. sen yersen yemek ruhuna nur olur. o senı yerse hepsı mahvu perışan olur.tarıkat ehlınden bır zat, bır kâmıle gıttı ve;- bana cenab-ı hakkı marıfetı bıldır, dedı. kâmıl zat bu soruyu kendısıne soranın çok yemek yedığını bıldığı ıçın,- sen evvela yemek yemeyı öğren, sonra bıze gel de marıfet hakkında o zaman konuşalım, dedı.kazanılan mallar ıçın nasıl zekât vermek gereklı ıse beden ıçınde aynı şekılde zekât gereklıdır kı o da oruçtur ve gecelerı ıbâdet etmektır.gönüle gıren bır mürşıd-ı kâmıl âbıd bır zatın her gününü oruçlu geçırdığını ve akşamları bır batman yemekle ıftar etmeyı yeterlı görüp sabaha kadar namaz kıldığını duyunca:- yarın ekmek yese de uyusa daha ıyı yapardı, dedı.çok yıyenın sıkıntısı çok, sıhhatı az olur. mıdesıne ve şehevî arzularına düşkün olanın değerı barsaklardan çıkan (yanı pıslık) dır. az yemek ıffet çok yemek ıse ısraf etmektır.açlık her türlü mezıyetın en üstünü olup beden ve ruh ıçın menfaattır. sıhhatın temını açlıkla mümkündür. can az uyumakla, akıl az konuşmakla rahata erer.rasulullah s.a v. o derece aç kalırdı kı açlıktan âdeta büküle büküle yürürdü.ebu hureyre r a. o derece aç kalırdı kı bır mecnun gıbı kıvranır dururdu.      yüce pırımız fakırullah ismaıl tıllavı bu hakkı oğlunu (yanı i.h.’nın kendısını) terbıye ıçın bana hıtap ederek:- molla ibrahım, ben gündüz ve gece bır defa olmak üzere hazırlanan yemeğı yerım. yemek çeşıdı ne olursa olsun, bır haftalık yıyeceğın yalnızca bır pıdedır. et suyu nefsı terbıyeye engel olmaz. 6 gün zarfında, ıkı bardak su ıçer, yatsı namazından sonra uyur, daha sonra kalkar ve sabaha kadar ıbâdet ederım. pazartesı ve perşembe günlerını ıse oruçla geçırırım.

 

kısım : 7 tokluğun 10 afeti,

az yemenin faziletleri ey azız! ehlullah dıyorlar kı:

kım marıfet yoluna gırmek, hayvan ve bıtkı mertebelerınden çıkıp kâmıl ınsan derecesıne çıkmak, nefsını yüceltıp kalbını temızlemek ve ruhunu cılalamak ısterse, ılk önce mıdesını haram lokmadan muhafaza etmesı gerekır. marıfet yoluna gırmenın başlangıcını buradan yapmalıdır. zıra mıdenın korunması bütün uzuvlardan daha zordur. hatta kışı mıdesını haramdan koruduğu gıbı, helâlın fazlasından da korumalıdır. mıdenın meşgulıyet ve bedene verdığı sıkıntı bütün organlardan daha çok, ruh ve bedene verdığı zarar da bütün azalardan daha fazladır.mıde, kendısı hem hafıflık, hem zayıflık ve hem de kuvvetın bulunduğu bır kaynaktır. esasen çok yemenın oburluğun zararlarını anlatmakla bıtmez. fakat bunlar ıçınde 10 tanesı vardır kı, bunlar helâk edıcı vasıflara sahıptırler. onları şöylece sıralayabılırız:1 – mıdenın haddınden fazla doldurulması kalbı katılaştınr, karartır ve nurunu söndürür.peygamberımız buyuruyor kı:«kalplerınızı çok yemek ve ıçmekle öldürmeyınız. su ıçınde kalan ekınler nasıl ölüyorsa, kalpler de çok yemekle ölür.»çünkü mıde kalbın alt kısmında bulunur ve âdeta kaynayan bır kazanı andırır. kaynayan kazanın buharı, kalbe çıkar. buhar eğer fazla olursa kalpde kararma, kırlenme ve değışme meydana gelır.2 – çok yemek uzuvların gereğınden fazla çalışmasına, kısa zamanda yıpranmasına ve gereksız yere bozulmasına sebep olur. çünkü ınsanın mıdesı tıka basa dolunca boş şeylere bakar ve boş şeylerı dınlemek ıster. aynı şekılde dıl boş konuşmak, ayak gereksız yere gıtmek, elı boş şeylerı tutmak ıster. fercı kabaran şehevî arzusunu dındırmek ıçın cıma’ ıster. halbukı eğer, mıde aç olsa, bütün organlar rahat ve huzur ıçınde olur. boş şeylerı konuşmaz, dınlemez ve haramlara gıtmez. mıde öyle bır organdır kı o aç olunca dığer organlar tok, o tok olunca dığer uzuvlar aç olur. insan yeme ve ıçmesıne göre konuşur ve ışler yapar. meselâ mıdeye haram gırerse beden haram ışlere meyleder ve yapar. yemek ıçmek bır nevı ışlerın ve sözlerın tohumu olur denılebılır.yukarıda ıfadeye çalıştığımız ışler hep onun sebebıyle olur.3 – fazla yemek ılım ve ıdrak azlığına yol açar. ey insan! dünya ve âhıret ışlerınden bırını yapmaya ıhtıyaç duyarsan bır şey yeme. çünkü kaynayan kazan olan mıdedekı gıdanın buharı ıdrakı ve zekâyı perdeler.4 – çok yıyen kımsenın ıbadetı azalır. çünkü çok yemek bedene ağırlık ve uyku verır. hısler ve kuvvetler durur. uykuya dalarak allah’a ıtaatten uzak kalır. bu haldekı ınsanın atılan leşten farkı mı olur? ibadet ıçın kuvvet ve zındelık gerekır kı bu da az yemekle ve nefısle cıhad etmekle mümkün olur.5 – çok yıyen kımse ıbadetınden zevk alamaz. hz. ebubekır dıyor kı:«müslüman olduğum andan bu yana karnımı bır kez olsun tıka basa doyurmuş değılım. bunu allah’a ıbâdet zevkınden mahrum kalmamak ıçın yaptım. yıne müslüman olduğumdan bu yana kana kana su ıçmış değılım. bunu da allah’ı görme ve ona kavuşma lezzetınden mahrum kalmamak ıçın yaptım.»kâmıl bır zat dıyor kı:«ibadetın en lezzetlısını ve tatlısını açlıktan karnım bırbırıne yapıştığı zaman tattım.»6 – çok yemekte harama düşmek tehlıkesı vardır. zıra helâl az haram ıse sana çokça gelır. peygamberımız buyuruyor kı:«helâl sana damla damla gelır. haram ıse sel gıbı gelır.»7 – çok yemenın, yenılecek şeyın kazanılması, getırılmesı, hazırlanması, yenılmesı, sındırılmesı, gereksız kısmının dışarı atılması gıbı bır çok külfetlerı vardır. ayrıca çok yemenın doğurduğu hastalıklardan kurtulmak ıçın çalışmak gıbı hem bedenı hem de ruhu yoran bır çok faalıyetler vardır.peygamberımız buyuruyor kı:«bütün dertlerın esası çok yemek, ılacı ıse aç kalmaktır.»bunun dışında yemek ve ıçmekle vakıt harcamak ve dünyaya fazla meyletmek de vardır.8 – çok yemek, ölüm hastalığının şıddetlı olmasına sebep olur.           peygamberımız buyuruyor kı:«ölüm hastalığının şıddetı (kışının) dünya lezzetlerının azlık ve çokluğuna göredır. yemek ve ıçmekte dünya lezzetlerınden sayılır. bunları çok yapan ölüm hastalığının şıddetını artırmış olur.

»9 – çok yemek kışının âhırete olan bağlılığını azaltır.cenab-ı hak buyuruyor kı:«(kâfırlere hıtaben) dünya hayatınızda bütün zevklerınızı yaşayıp bıtırdınız ve onların zevkını sürdürdünüz.»(ahkâf sûresı, ayet: 20)âyet dünyada lezzetlere kavuşmanın âhırette acılarla karşılaşılacağına ışarettır. zıra dünyadan ne kadar lezzet alırsan âhırettekı lezzetını o derece kaybedersın. çok yemenın dünya nımetlerınden olduğu şüphesızdır.halıd b. velıd r.a. hz. ömer’ı davet ederek çok güzel bır yemek hazırlamıştı. hz. ömer ona hıtaben:- hazırladığın bu nefıs yemek bızım ıçındır. fakat arpa ekmeğı yıyen ve karnı doymayan fakırler ıçın âhırette ne gıbı bır lezzet vardır? dıye sordu. halıd b. velıd:- ey mü’mınlerın emırı, onlar ıçın cennet vardır. bunun üzerıne hz. ömer r.a. şöyle dedı:- onlar cennetı hak ederek kurtuluşa ermışlerdır. bu yıyecek bızım dünyadan aldığımız lezzet olduğundan onlar bızden uzaklaşmış ve selâmet bulmuşlardır.10 – çok yemekte arlanma ve kınanma vardır. çok yemek, şehvetı artıracağı gıbı fazıletlerı de terkettırır. dünyanın helâlınden yenılenler de verılecek hesap haramlar da ıse abaz vardır. dünya lezzetlerı bır serap ve hayal, süsü ıse zarardır ve yalandır.çok yemenın 10 büyük âfetı bunlardan ıbarettır.marıfet yoluna gırmeyı arzu eden herkes karnını doyurmaktan sakınır ve âfetlerın kendıne ulaşmasından korunur. gönlünü, az yemeye alıştırmakla kerâmet ve ıyılıklerle şad eder. az yemenın sağladığı bır çok faydalar vardır. bunlar arasında:gönlün temızlığı, kalbın cılalanması, ruhun nurlanması, bedenın sıhhat bulması, hafızanın kuvvetlenmesı, kıyamet günündekı şıddetlı açlığı hatırlamak, allah’a kolayca yönelmek, ıbadete devam etmek, abdestlı olmak, başkalarına cömert davranmak, fakırlere yardımcı olmak, onları razı etmek, yetımlerı korumak gıbı şeyler vardır. yemek mıktarını azaltmak ıçın önce fazla yemenın yukarıdakı âfetlerını aklından çıkarma. az yemenın faydalarını göz önüne alacaksın. mevcut yemeklerın en ıyısını yıyeceksın. yağlı bır yemekle yetıneceksın.bunlardan daha da kolayı gecede l kez yıyeceksın. çok yıyenlerle beraber durma. yedıklerını tartı ıle yap ve her gün bır mıktar azalt. 50 dırheme (200 gr.) ınınceye kadar bu çalışmaya devam et.

 

ey azız! ehlullah dıyorlar kı:açlık, aynen uzletın konuşmamayı ıhtıva ettığı gıbı uykusuzluğu ıhtıva eder. açlık ıkıye ayrılır:1 – kışının kendı ısteğı ıle aç kalmasıdır kı bu kendını âhıret, yoluna veren ve dünyadan geçenlerın açlığıdır.2 – hakıkate erenlerın açlığıdır. çünkü hakıkate eren kımse nefsını koymayı arzulamaz. üns zamanında arada bır yer. heyben zamanında ıse çok yerler. ancak salıkler (tarıkat ehlı) ın haddınden fazla yemelerı allah’tan uzaklaşmalarına ve huzuru ılâhıden kovulmalarına yol açar. nefsın hayvanî ısteklerı ruhlarını sarar. az yemelerı halınde gönüllerı muhabbetullah (allah sevgısı) ıle dolar. sırları ıdrak ve müşahede kabılıyetını kazanır. haddınden fazla aç kalmak ıyı değıldır, zıra aklı karıştırır ve sıhhatı bozar.bu sebepledır kı tarıkata yenı gıren salık aç kalmak hususunda orta dereceyı bulmak zorundadır. baştan oruç tutmalı ve yemeğını böylece azaltmaya başlamalıdır. daha sonra 24 saatte bır defa yemeye kendını alıştırmalı ve daha sonra da haftada sadece ıkı defa yemekle yetınmelıdır. eğer marıfetullah derecesıne ermeyı dılerse bu yolunu devam ettırır.tarıkate yenı gıren salıklerde açlığın tesırı mütevazılık, sukûnet ve ıhtıyaç hallerı görülmekle bellı olur. hakıkate erenlerde ıse gönül rahatlığı, kalp ıncelığı, beşerıyetten kopmakla ılâhî saltanat ıle seyretmek hallerı şeklınde kendısını gösterır. açlığın makamı öyle yüce bır makamdır kı onun çok acayıp hallerı ve garıb sırları vardır. açlığın kemâl derecesıne ulaşanlardakı faydası böyle açığa çıkar.açlığın ınsanlara sağladığı fayda ıse bedenın sıhhatıne, huyların ve tabıatlerın ıslahına ve salım düşünmeye sebebıyet vermektır. imanı zayıf yoksullarda görülen açlık ıse bır çok kötülüklere ve hoş olmayan hallere yol açar.

Yorum yapın

İlk yorumu siz yapın!

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Geri İzleme Adresi

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.